Kullanıcı Oyu:  / 1
En KötüEn İyi 

KAMU NAKDİNİ HANGİ BANKALARDA DEĞERLENDİREBİLİR? *


GİRİŞ

Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ile kapsamda yer alan kamu kurum, kurul, üst kurul, kuruluş ve idarelerinin nakit kaynaklarının izlenebilmesini teminen kamu haznedarlığını düzenleyen yasal hükümlerde değişiklik yapılmıştır. Bu kapsamda 5787 sayılı “Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 23 Temmuz 2008 tarih ve 26945 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanunun 12 nci maddesine göre; “genel bütçe kapsamındaki idareler kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında veya muhabirinde açılacak hesaplarda toplarlar. Kamu bankaları, mazbut vakıflar, özel kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile kefalet ve yardımlaşma sandıkları hariç olmak üzere özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşlar ile döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bu maddede sayılanların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile birlikleri kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında veya Maliye Bakanı ile Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayıyla belirlenecek esaslar dahilinde Türkiye’de yerleşik bankalar nezdinde kendi adlarına açtıracakları hesaplarda toplarlar. Bu maddede sözü edilen kurumlar tahakkuk etmiş tüm ödemelerini bu hesaplardan yaparlar. Kamu kaynaklarının bu madde hükümlerine aykırı şekilde değerlendirilmesinden elde edildiği tespit edilen nemalar genel bütçeye gelir kaydedilir. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri ile muhasebe yetkilileri yukarıda bahsi geçen hükümlerin yerine getirilmesinden şahsen ve müteselsilen sorumludurlar. Bu fıkra kapsamındaki hususlara istisna getirmeye, uygulamaya ilişkin esasları belirlemeye Maliye Bakanı ve Bakanın müşterek teklifi ile Başbakan yetkilidir.”

UYGULAMA NASIL OLACAK

Yukarıda yer alan yasal düzenlemenin uygulamasını göstermek üzere Maliye Bakanlığı ile Hazineden sorumlu Devlet Bakanlığınca hazırlanmış olan kamu haznedarlığı ile ilgili Genel Tebliğ 22 Ağustos 2008 tarih ve 26975 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Anılan Tebliğ hükümleriyle getirilen temel ilkeler şunlardır

1- Kamu bankaları, mazbut vakıflar, özel kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile kefalet ve yardımlaşma sandıkları anılan düzenlemenin dışında tutulmuşlardır.

Getirilen düzenlemelerin kapsamında yer alan idareler genel bütçe kapsamındaki idareler, özel bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bu maddede sayılanların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile birliklerdir.

2-Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, afet nedeniyle toplanan nakdi bağış ve yardımların bulunduğu muhasebe birimi hesapları hariç olmak üzere, kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını TCMB veya muhabiri olan bankada açılacak YTL cinsi vadesiz hesaplarda tutmakla mükelleftir. Dolayısıyla 5018 sayılı Kanuna ekli 1 sayılı cetvelde yer alan idarelere hizmet veren muhasebe birimleri hesaplarını Merkez Bankası veya şu an için muhabiri olan Ziraat Bankasında açtırabilecekleridir. Anılan idarelerin Halk Bankası veya Vakıflar Bankasında hesap açtırmaları mümkün değildir.

3- Özel bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bu maddede sayılanların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile birlikleri kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını TCMB, T.C. Ziraat Bankası, T. Halk Bankası veya T. Vakıflar Bankası’nda açtıracakları hesaplarda değerlendirebilirler. Bu çerçevede anılan idareler kaynaklarının değerlendirilmesinde:
    a) YTL cinsi vadesiz mevduat,
    b) YTL cinsi vadeli mevduat,
    c) İhale, doğrudan satış, ihale öncesi  rekabetçi olmayan teklif ya da ikincil piyasadan doğrudan ya da ters repo yoluyla temin etmek suretiyle Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) araçları kullanabilirler.

Ancak sözkonusu araçların kullanılması nedeniyle ödemelerde ortaya çıkabilecek gecikme ve aksaklıklar ile bu nedenle doğabilecek mali yükümlülüklerden ilgili kurum, kuruluş ve idarelerin yetkilileri sorumludur.

Vadeli mevduat için alınan faiz oranı benzer vadedeki DİBS için piyasada oluşan faiz oranından daha düşük olamaz.

4- Kapsam dahilinde kurum ve kuruluşlardan sadece dış alımlar veya yurtdışından temin edilen krediler nedeni ile döviz cinsinden ödeme veya yükümlülükleri olan kamu kurum ve kuruluşları, bu işlemlerle sınırlı olmak kaydıyla, vadeli veya vadesiz döviz tevdiat hesabı açtırabilirler

5- Kapsam içinde yer alan kurum ve kuruluşlar, özel kanunların verdiği izne dayanılarak veya uygulamadan doğan zorunluluklar nedeniyle yapılan tahsilatın en geç 7 gün içinde belirtilen kamu bankalarına aktarılması kaydıyla, yurtiçinde yerleşik diğer bankalardan da bankacılık hizmeti alabilirler.
    .    
6- Bankalar, kapsamdaki kuruluşların kendileri nezdindeki kaynakları ile kullandıkları kredi ve benzeri yükümlülükleri hakkındaki bilgileri, içerik ve süresi Müsteşarlıkça belirlenerek TCMB’ye bildirilen şekilde hazırlamak ve Hazine Müsteşarlığına iletilmek üzere TCMB’ye raporlamakla mükelleftirler.

Kapsamdaki kamu kuruluşları, bankalarca Hazine Müsteşarlığına iletilen hesap bilgilerinin mutabakatını teminen, içerik ve süresi Hazine Müsteşarlığınca belirlenerek talep edilen bilgileri, istenen süre içerisinde Müsteşarlığa göndermekle yükümlüdür.  
    
DEĞERLENDİRME
Yasal düzenlemede özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşlar ile döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ve sayılanların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile birlikleri kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında veya Maliye Bakanı ile Hazineden sorumlu Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayıyla belirlenecek esaslar dahilinde Türkiye’de yerleşik bankalar nezdinde kendi adlarına açtıracakları hesaplarda toplayabilecekleri yönünde hüküm yer almaktadır. Ancak genel tebliğ ile getirilen hükümler incelendiğinde genel bütçe dışında yer alan kurumların hesaplarını eski uygulamada olduğu gibi sadece dört kamu bankasında değerlendirebileceği ifade edilmiştir. Kanunun tanımış kamu bankası dışında kalan Türkiye’de yerleşik bankalarla ilgili tasarrufun şu an için kullanılmadığı görülmektedir. Kanaatimizce IMF e verilen taahhütler çerçevesinde kamu bankalarının özelleştirilme süreciyle bağlantılı olarak kamu paralarının diğer özel bankalarda da değerlendirilme yolu açılmış olacaktır. Bu konuda olması gereken Devletin ekonomik ve mali istikrarı da göz önünde bulundurarak kamu bankalarının özelleştirme sürecini hızlandırıp hızlandıramayacağına, daha açık bir ifadeyle kamunun parasını özel bankalara açılıp açılmayacağına ülkenin içinde bulunduğu durumu da dikkate alarak karar vermesidir.
 

*Yaklaşım Dergisinin Ekim sayısında yayımlanmıştır.

 

 

   

   
© H.Bayram ÇOLAK