Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

5018 SAYILI KANUNUN ÖNGÖRDÜĞÜ HARCAMA SÜRECİ, GÖREVLİLER İLE GÖREV ALANLARIN YETKİ VE SORUMLULUKLARI



5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, mali sistemimizde önemli ve ciddi sayılabilecek değişiklikleri de beraberinde getirmiş bir Kanundur. Bu kapsamda getirilen önemli düzenlemelerden birisi de harcama süreciyle ilgili olanıdır. Klasik gider sürecinden farklı bir anlayışın ürünü olan yeni süreç, harcamaların yerine getirilmesinden mali olarak ilgili idareleri sorumlu tutmaktadır. Bu nedenle de yeni harcama süreci, bütçe uygulamasından sorumlu harcamacı birimler tarafından önem taşımaktadır.

1927 yılından 2006 yılına kadar olan 79 yıllık bir süreçte  uygulanan ve kamu mali yönetimimizin anayasası olarak tarif edilmiş bulunan 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununda harcama süreci,  kusursuz sorumluluk prensibi üzerine, yapılan harcamalardan  neredeyse saymanı tek başına sorumlu tutan bir yapı üzerine oturmaktadır. Kural olarak yapılan harcamalardan   mali olarak sorumlu olanlar, saymanlar ile tahakkuk memurlarıdır. Bunun dışında harcamanın çeşidine göre veya sorumluluk üstlenilmesi hallerinde bu sorumluluğa Yasada sayılan görevliler  ile ita amirleri  de dahil olmaktadır. Harcama prosedürü özetle sayman ve tahakkuk memuru odaklı, tahakkuk memuru-ita amiri ve sayman üçlüsü tarafından gerçekleştirilmektedir.

1050 sayılı Yasanın yerine kaim olan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, klasik gider sürecinde rol alan tahakkuk memur, ita amiri ve sayman yerine  gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisini harcama sürecinde yetkili ve sorumlu kılmakta, tabiri caizse harcama sürecinde ilgili kamu idarelerini yetkili ve sorumlu kılacak şekilde gider gerçekleştirme sürecini yeniden dizayn etmektedir.

Aşağıda yeni harcama süreci hususunda getirilen genel esaslar ile süreçte görev alan personelin görev ve sorumlulukları ile kimlerin belirtilen görevleri ifa etmeleri hususlarına değinilmeye çalışılacaktır.

1- Harcama Yetkilisi, Yetki ve Sorumlulukları

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre, harcama sürecinde görevli ve sorumlu olan aktörlerden ilki bütçeyle ödenek tahsis edilen   harcama birimlerinin en üst yöneticisi olan harcama yetkilisidir. Anılan Kanun hükümlerine göre,  harcama süreci harcama yetkililerinin “hizmetin gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgileri içeren” harcama talimatını vermesiyle başlamaktadır .
-5018 Sayılı Yasaya Göre Kimler Harcama Yetkilisi Olacak
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre, kamu idare bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan birimler  harcama birimleri, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi  olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla  bütçe sınıflandırması çerçevesinde  bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olmaktadır.
-Harcama Yetkililerinin Belirlenmesinde Belirleyici Unsur Bütçe Sınıflandırmasıdır.
Bilindiği üzere kamu idare bütçeleri, Maliye Bakanlığınca uluslararası standartlara uyumlu olarak belirlenen analitik bütçe sınıflandırmasına göre hazırlanmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırması; kurumsal sınıflandırma, fonksiyonel sınıflandırma, finansman tipi ve ekonomik sınıflandırma olmak üzere dört gruptan oluşmaktadır.
Kurumsal sınıflandırmada dört düzeyli ve sekiz haneli bir kodlama sistemi benimsenmiş olup, birinci düzeyde Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, yüksek yargı organları ile bakanlıklar ve bütçe türleri, ikinci düzeyde birinci düzeyde tanımlanan yöneticilere karşı doğrudan sorumlu birimler ile bütçe türleri kapsamında yer alan kurumlar, üçüncü düzeyde ana hizmet birimleri gibi ikinci düzeye bağlı birimler, dördüncü düzeyde ise destek ve lojistik birimler ile politika uygulayıcı birimler yer almaktadır.
Buna göre, kurumsal sınıflandırmanın üçüncü ve dördüncü düzeyinde yer alan birimler, bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama birimlerini, bu birimlerin en üst yöneticileri de harcama yetkililerini ifade etmektedir.
-Özelliği Bulunan İdarelerde Harcama Yetkilileri Belirlenirken Genel Prensip Dışına Çıkılabilir
Kural olarak harcama yetkilisinin belirlenmesinde esas kriter, analitik bütçe sınıflandırması çerçevesinde kurumsal sınıflandırmanın üçüncü ve dördüncü düzeylerine göre ödenek tahsis edilen harcama birimlerinden hareket ederek belirleme yapmaktır. Bu genel ilkeye rağmen bazı kamu idarelerinin  bütçelerinin ABS ye göre sınıflandırılmasında zorluk yaşanması veya bazı idarelerin personel yetersizlikleri nedeniyle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük çekilmesi nedeniyle genel ilke çerçevesinde düzenleme yapılması imkanı bulunmamaktadır. Bu gibi durumlarda, diğer ifadeyle teşkilat yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisinin, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri Bakanlığının, diğer idarelerde ise Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilmesi de mümkündür. Bu noktada örneğin çok küçük bir belediyede harcama yetkilisi görevinin üst yönetici olan belediye başkanı tarafından yürütülmesi de  mümkündür.
-Mahalli İdarelerde Harcama Yetkilileri Belirlenirken Genel Prensip Çerçevesinde Hareket Edilmelidir
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 46 ncı maddesinde, il özel idaresi bütçesiyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olarak tanımlanmış, ilçelerde bu yetkinin kaymakam tarafından kullanılacağı belirtilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 63 üncü maddesinde, belediye bütçesiyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu uyarınca da mahalli idare birliklerinde birlik başkanı harcama yetkilisi olarak tanımlanmıştır.
Mahalli idarelerde kurumsal sınıflandırmanın üçüncü ve dördüncü düzeyinde ödenek tahsis edilen ana hizmet birimleri ve yardımcı hizmet birimleri ile danışma ve denetim birimlerinin en üst yöneticilerinin harcama yetkilisi olarak belirlenmesi ve yetki-sorumluluk tesisinin buna göre yapılması gerekmektedir.
Ancak yukarıdaki bölümlerde de bahsedildiği üzere, teşkilat yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan ve bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan mahalli idarelerde harcama yetkisinin, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; İçişleri Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülmesi de mümkündür.
-Merkez Dışı Birimlerde Harcama Yetkilileri  Belirlenirken Genel İlke Esas Alınmalıdır
5018 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca kamu idarelerinin merkez teşkilatı harcama yetkilileri merkez dışı birimlerine ödenek gönderme belgesi düzenlemek suretiyle ödenek gönderirler. Ödenek gönderme belgesiyle ödenek gönderilen merkez dışı birimlerin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir. Bu noktada A Bakanlığına bağlı olarak A İli taşra teşkilatına ödenek gönderme belgesiyle ödenek gönderilmesi halinde, ödenek gönderilen taşra teşkilatının en üst amiri harcama yetkilisi (Duruma göre İl veya ilçe müdürü veya eşdeğer görevli) olmaktadır. Örnek Bayındırlık Müdürü, Sağlık Müdürü, Defterdar taşrada harcama yetkilisi olmaktadır. Ancak bu genel ilkeye istisna olacak şekilde ilçe Malmüdürlüklerinde ve ilçe özel idarelerinde harcama yetkilisi, Malmüdürü veya İlçe Özel İdare Müdürü yerine Kaymakamdır.
Diğer taraftan çeşitli bakanlık ve kuruluşlara bağlı; ilköğretim, ortaöğretim ve dengi okullar, başkanlık, hastane, dispanser, sağlık ocağı, sağlık merkezi, müze ve kütüphaneler, ceza ve tevkif evleri gibi birimlere ödenek gönderme belgesi ile ödenek gönderilmesi halinde bu birimlerin okul müdürü, başhekim, tabip, başkan, müdür gibi unvanlara sahip en üst yöneticilerinin harcama yetkilisi olması gerekmektedir.
-Harcama Yetkisinin Birleştirilmesi
Teşkilat yapısında üst yönetici ile harcama birimleri arasında yönetim kademesi yer almak şartıyla, bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama birimlerinin harcama yetkisi harcama türleri itibarıyla kısmen veya tamamen; merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye Bakanlığının, sosyal güvenlik kurumlarında ilgili bakanlığın, mahalli idarelerde ise İçişleri Bakanlığının uygun görüşü ve üst yöneticinin onayı ile bir üst yönetim kademesinde birleştirilebilir.
Uygun görüş talep yazılarında, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde birleştirilme gerekçesine ayrıntılı olarak yer verilmesi gerekir.
Üst yönetici ve yardımcılarına harcama yetkisinin birleştirilmesi suretiyle harcama yetkisi verilemez.  Dolayısıyla teşkilat yapısı ile personel durumu elverişli bir belediyede üst yönetici olan belediye başkanı ile üst yönetici yardımcısı olan belediye başkan yardımcısının harcama yetkilisi olma imkanı bulunmamakla birlikte, harcama yetkilisi görevinin belediye başkan yardımcısının uhdesinde birleştirilmesi de mümkün değildir.
-Harcama Yetkisinin Devri
Harcama yetkilileri, kamu hizmetlerinin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla aşağıda belirlenen sınırlar dahilinde harcama yetkisini devredebilirler:  
- Merkez teşkilatı harcama yetkilileri bu yetkilerini yardımcılarına, yardımcısı olmayanlar ise hiyerarşik olarak bir alt kademedeki yöneticilere,  
- Merkez dışı birimlerinde ise bölge müdürleri veya eşdeğer yetkililer, il müdürleri veya eşdeğer yetkililer ile nüfusu 50.000’i aşan ilçelerin ilçe müdürleri  veya eşdeğer yetkililer harcama yetkilerini yardımcılarına,
- Belediye ve il özel idareleri ile bunlara bağlı idarelerin harcama yetkilileri bu yetkilerini yardımcılarına, yardımcısı olmayanlar ise hiyerarşik olarak bir alt kademedeki yöneticilere,
- Mahalli idare birliklerinde birlik başkanı harcama yetkisini birlik genel sekreteri,  birlik müdürü veya birim amirlerine,
kısmen veya tamamen devredebilirler.
Her bir harcama işlemi itibarıyla, mal ve hizmet alımlarında ikiyüzellibin Yeni Türk Lirasını, yapım işlerinde ise birmilyon Yeni Türk Lirasını aşan harcamalara ilişkin harcama yetkisi hiçbir şekilde devredilemez.
Diğer taraftan harcama yetkisi devrinde  aşağıdaki şartlara uygun davranılması gerekmektedir:
1-Yetki devri yazılı olmak zorundadır.
2-Devredilen yetkinin sınırları açıkça belirlenmiş olmalıdır.
3-Merkez teşkilatında harcama yetkisinin devri ve bu yetkinin geri alınması üst yöneticiye, mali hizmetler birimine ve muhasebe yetkilisine; merkez dışı birimlerde ise mali hizmetler birimine ve muhasebe yetkilisine yazılı olarak bildirilmelidir.
Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin idari sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
-Harcama Yetkilisinin Yetki ve Sorumlulukları
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre,  harcama süreci harcama yetkililerinin “hizmetin gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgileri içeren” harcama talimatını vermesiyle başlamaktadır . 5018 sayılı Yasa hükümlerine göre harcama talimatı vererek süreci başlatan harcama yetkilileri,
-Harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mali mevzuata uygun olmasından
-Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından
Sorumludur.
Yasa hükümlerine göre harcama yetkilileri sadece verdikleri harcama  talimatlarında  yukarıda belirtilen hususları araştırmakla ve sağlamakla yükümlüdürler.

Ancak yasal düzenleme bu olmasına rağmen harcama yetkililerinin sorumlulukları İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar ile bir nevi Kanunun öngörüleri dışına çıkarılarak, harcama yetkililerinin bir nevi gerçekleştirilen harcamaların mali mevzuata uygun olmasından da  sorumlu olması gerektiği gibi bir düzenlemeye gidilmiştir. Gerçekten de anılan Usul ve Esasların 11 inci maddesinde yer alan ,” ön mali kontrol sonucunda uygun görüş verilip verilmemesi, danışma ve önleyici niteliği haiz olup, mali karar ve işlemlerin harcama yetkilisi tarafından uygulanmasında bağlayıcı değildir.

Mali karar ve işlemlerin ön mali kontrole tabi olması ve ön mali kontrol sonucunda uygun görüş verilmesi, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. “

hüküm gereğince harcama yetkililerinin de harcama talimatında belirtilen sorumlulukları dışında yapılan harcamaların mevzuata uygunluğu konusunda  da sorumlu olmaları gerekmektedir.

-Birleşemeyecek Görevler İle Dikkat Edilmesi Gereken Diğer Hususlar
5018 sayılı Kanunun 5436 sayılı Kanunla değişik 60 ıncı maddesi uyarınca harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisi görevi aynı kişide birleşemez.
Mali hizmetler biriminde ön mali kontrol görevini yürütenler mali işlem sürecinde görev alamazlar. Daha açık bir ifadeyle onay belgesi ve ekleri ile şartname ve sözleşme tasarılarının hazırlanması, mali karar ve işlemlerin belgelendirilmesi, mal ve hizmetlerin teslim alınması gibi mali karar ve işlemlerin hazırlanması ve uygulanması aşamalarında görevlendirilemezler ve ihale komisyonu ile muayene ve kabul komisyonunda başkan ve üye olamazlar.
Harcama yetkilisinin kanuni izin, hastalık, geçici görev, disiplin cezası uygulaması, görevden uzaklaştırma ve benzeri nedenlerle geçici olarak görevinden ayrılması halinde ilgili harcama biriminin harcama yetkilisi vekaleten görevlendirilen kişidir.
İdarelerin teşkilat yapısında yer almayan birimler ile yurtdışı teşkilatına tahsis edilen ödeneklerin harcama yetkilileri üst yöneticiler tarafından belirlenmesi ve bunların mali hizmetler birimi ile muhasebe yetkilisine yazılı olarak bildirilmesi gerekir.
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.

2-Gerçekleştirme Görevlileri

Harcama sürecinin ikinci aşamasında devreye gerçekleştirme görevlileri girmektedir. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. Dolayısıyla harcama yetkilisinin harcama talimatını vermesinden itibaren  malın alınması veya hizmetin yaptırılması süreci başlamakta, bu süreç alım ve hizmet ifasına ilişkin kanıtlayıcı belgelerin ödeme belgesi ekinde harcama yetkilisine imzalatılması ve müteakiben de muhasebe yetkilisine sunulmasına kadar devam etmektedir. Belirtilen safhada ödeme belgesi  de (ödeme emri belgesi) gerçekleştirme görevlisi tarafından düzenlenmektedir. Kanunun 33 üncü maddesi hükmüne göre, giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Bu aşamada ödeme belgesini düzenleyecek gerçekleştirme görevlisinin kim olacağı ile   sorumlulukları  ön plana çıkmaktadır.
İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların  12 nci maddesine göre ödeme belgesini düzenleyecek gerçekleştirme görevlisinin harcama yetkililerinin yardımcıları veya hiyerarşik olarak harcama yetkilisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından biri olması ve bu görevlilerin de  harcama yetkilisi tarafından görevlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu gerçekleştirme görevlisinin ifa edeceği en önemli fonksiyon ise, ön mali kontrolu  gerçekleştirmektir.

3-Ön Mali Kontrol Görevlileri

Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine  “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek ödeme belgesinin imzalanması gerekir. Dolayısıyla ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisi tarafından ödeme emri  belgesi harcama yetkilisi tarafından imza edilmezden önce, ön mali kontrol işlemi yapılmakta ve yapılan kontrol işlemi  ödeme belgesi üzerinde şerh düşülmek suretiyle  belirtilmektedir.
Ödeme belgeleri üzerinde gerçekleştirilen ön mali kontrol işlemi  sadece gerçekleştirme görevlisi tarafından  yapılmamaktadır. Anılan işlemlerin aynı zamanda mali hizmetler birimi tarafından yapılması da imkan dahilinde bulunmaktadır. Eğer üst yönetici tarafından   ödemelere ilişkin evrakın mali hizmetler birimi tarafından ön mali kontrole tabi tutulması yönünde karar alınması halinde,  ön mali kontrolün ikinci olarak mali hizmetler birimi tarafından yapılması gerekmektedir.  Mali hizmetler biriminde yapılan kontrol sonucunda, mali karar ve işlemin uygun görülmesi halinde, dayanak belgenin üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhinin  düşülmesi, mali karar ve işlemin uygun görülmemesi halinde ise nedenleri açıkça belirtilen bir görüş yazısı yazılarak kontrole tabi karar ve işlem belgeleri eklenmek suretiyle ilgili birimine gönderilmesi gerekmektedir.

Ön mali kontrol işlemleri tamamlandıktan sonra düzenlenen ödeme belgesinin harcama yetkilisi tarafından imzalanması gerekmektedir. Ön mali kontrol sonucunda uygun görüş verilip verilmemesi, danışma ve önleyici niteliği haiz olup, mali karar ve işlemlerin harcama yetkilisi tarafından uygulanmasında bağlayıcı değildir.

Mali karar ve işlemlerin ön mali kontrole tabi olması ve ön mali kontrol sonucunda uygun görüş verilmesi, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

-Mali Hizmetler Biriminin Ön Mali Kontrolüne Tabi Mali Karar ve İşlemler

Kanun uygulamasında ön mali kontrolün yapılacağı yerler, harcama birimleri ile mali hizmetler birimidir. 5018 sayılı Kanunla mali sistemimize giren mali hizmetler biriminin ön mali kontrolüne tabi olan diğer bir ifadeyle, muhakkak surette mali hizmetler birimi tarafından ön mali kontrole tabi tutulması gereken mali karar ve işlemler şunlardır:
1-Kanun tasarılarının mali yükünün hesaplanması,
2-Taahhüt evrakı ve sözleşme tasarılarının kontrolü,
3-Taşınır ve taşınmaz satışı işlemlerinin kontrolü,
4-Taşınmazların kira işlemlerinin kontrolü,
5-Ödenek gönderme belgelerinin kontrolü,
6-Ödenek aktarma işlemlerinin kontrolü,
7-Kadro dağılım cetvellerinin kontrolü,
8-Serbest seyahat kartı listelerinin kontrolü,
9-Seyyar görev tazminatı cetvellerinin kontrolü,
10-Geçici işçilerin pozisyonlarının kontrolü,
11-Yan ödeme cetvellerinin kontrolü,
12-Giyecek yardımı dağıtım listelerinin kontrolü,
13-Sözleşmeli personel sayı ve sözleşmelerinin kontrol,
14-Yurtdışı kira katkısının kontrolü.
  
-Ön Mali Kontrole Tabi Tutulacak Karar ve İşlemler Dışında Kalan Mali Karar ve İşlemlerin Kontrole Tabi Tutulup Tutulmayacağı

İdarelerce gerek duyulması halinde, yukarıda belirtilen mali karar ve işlemlerin dışında kalan mali karar ve işlemlerin de aynı usul ve esaslar çerçevesinde mali hizmetler birimine kontrol ettirilmesine yönelik düzenleme yapılabilir. Bu konuda yapılacak düzenlemeler üst yöneticinin onayıyla yürürlüğe konulur. Bu düzenlemelerde, mali hizmetler biriminin ön mali kontrolüne tabi tutulacak mali karar ve işlemler, tür, tutar ve konu itibarıyla belirlenir. Örnek olarak yapılan harcamalarla ilgili olarak düzenlenen ödeme belgeleri üst yöneticinin onay vermesi halinde sınırları da belirtilmek kaydıyla mali hizmetler biriminin ön mali kontrolüne tabi tutulabilir.
İç kontrol ve ön mali kontrole ilişkin olarak yapılan düzenlemeler, üst yöneticinin onayını izleyen on iş günü içinde Bakanlığa bildirilir.

-Uygun görüş verilmeyen mali karar ve işlemler

Ön mali kontrol sonucunda uygun görüş verilmediği halde harcama yetkilileri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin mali hizmetler birimince kayıtları tutulur ve aylık dönemler itibariyle üst yöneticiye bildirilir. Söz konusu kayıtlar iç ve dış denetim sırasında denetçilere de sunulur.

-Kontrol süresi

Mali hizmetler birimi, kontrol ve uygun görüş işlemlerini belirlenen süre içinde sonuçlandırmak zorundadır. Yönetmelikte belirtilen sürelerin başlangıç tarihinin belirlenmesinde, mali hizmetler biriminin evrak giriş kayıt tarihini izleyen iş günü esas alınır. Mali hizmetler biriminin talebi ve üst yöneticinin onayı üzerine bu süreler bir katına kadar artırılabilir.
 
4-Muhasebe Yetkilisi

Ödeme belgesinin harcama yetkilileri tarafından imzalanmasından sonra artık ödemenin yapılmasını sağlamak için evrakın muhasebe yetkilisine  gönderilmesi gerekmektedir.

Muhasebe yetkilisi, gelirlerin tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması olarak tanımlanabilecek muhasebe hizmetlerinin   yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu kişilerdir. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.

-Muhasebe Yetkilisinin Görev ve Yetkileri
Muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri aşağıda belirtilmiştir.
a) Gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek.
b) Giderleri ve borçları hak sahiplerine ödemek.
c) Para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetleri almak, saklamak ve ilgililere vermek veya göndermek.
d) Yukarıdaki bentlerde sayılan işlemlere ve diğer mali işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek.
e) Gerekli bilgi ve raporları, Bakanlığa, hizmet verilen ilgili kamu idaresinin harcama yetkilisi ile üst yöneticisine ve yetkili kılınmış diğer mercilere muhasebe yönetmeliklerinde belirtilen sürelerde düzenli olarak vermek.
f) Vezne ve ambarların kontrolünü ilgili mevzuatında öngörülen sürelerde yapmak.
g) Muhasebe hizmetlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri ilgili mevzuatında belirtilen sürelerle muhafaza etmek ve denetime hazır bulundurmak.
h) Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin hesap, belge ve işlemlerini ilgili mevzuatında öngörülen zamanlarda denetlemek veya muhasebe yetkilisi mutemedinin bulunduğu yerdeki birim yöneticisinden kontrol edilmesini istemek.
ı) Hesabını kendinden sonra gelen muhasebe yetkilisine devretmek, devredilen hesabı devralmak.
j) Muhasebe birimini yönetmek.
k) Diğer mevzuatla verilen görevleri yapmak.

-Muhasebe Yetkilisinin Sorumlulukları
Muhasebe yetkilileri;
a) Muhasebe hizmetlerinin zamanında yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun,saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından,
b) Mutemetleri aracılığıyla aldıkları ve elden çıkardıkları para ve parayla ifade edilen değerler ile bunlarda meydana gelen kayıplardan,
c) Ön ödeme ile kesin ödemelerin yapılması ve ön ödemelerin mahsubu aşamalarında ödeme emri belgesi ve eki belgelerin usulünce incelenmesi ve kontrolünden,
d) Yersiz ve fazla tahsil edilen tutarların ilgililerine geri verilmesinde, geri verilecek tutarın, düzenlenen belgelerde öngörülen tutara uygun olmasından,
e) Ödemelerin, ilgili mevzuatın öngördüğü öncelik sırası da göz önünde bulundurularak, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre yapılmasından,
f) Rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla, kendinden önceki muhasebe yetkilisinden hesabı devralırken göstermediği noksanlıklardan,
g) Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin hesap, belge ve işlemlerini ilgili mevzuata göre kontrol etmekten,
h) Yetkili mercilere hesap vermekten,
sorumludurlar.

Muhasebe yetkililerinin Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır.

Muhasebe yetkililerinin ret ve iadeler ile ayrılıp gönderilmesi gereken paylara ilişkin fazla ve yersiz ödemelerde sorumluluğu, Yönetmeliğin  29 uncu maddesi uyarınca yapması gereken kontrollerle sınırlıdır.

-Ödeme Emri Belgesi ve Ekleri Üzerinde Yapılacak Kontroller
Muhasebe yetkilileri ödeme emri belgesi ve ekleri üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemenin çeşidine göre ilgili mevzuatında belirlenen belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
kontrol etmekle yükümlüdürler.

Muhasebe yetkilileri, yukarıda belirtilen kontroller dışında kontrol ve inceleme yapamaz; ödemelerde ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz ve ödemeye zorlanamaz.

Muhasebe yetkilileri, ödeme emri eki belgelerin, ödemesi yapılacak giderin çeşidine ve alım şekline göre Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde ve özel mevzuatında öngörülen belgelerden olmasını ve bu belgelerin eksiksiz olarak ödeme emri belgesi ekine bağlanmasını kontrol etmekle sorumlu olup, belgelerin alınan mal veya hizmet ya da yapılan iş bazında miktar veya ara toplam olarak bütçedeki tertiplerine uygunluğunun kontrolünden ve doğruluğundan sorumlu değildir.

Muhasebe yetkililerinin maddi hataya ilişkin sorumlulukları; bir mali işlemin muhasebeleştirilmesine dayanak teşkil eden karar, onay, sözleşme, hakediş raporu, bordro, fatura, alındı ve benzeri belgelerde; gelir, alacak, gider ya da borç tutarının tespit  edilmesine esas rakamların hiçbir farklı yoruma yer vermeyecek biçimde, bilerek veya bilmeyerek yanlış seçilmesi, oranların yanlış uygulanması, aritmetik işlemlerin yanlış yapılması ve  muhasebeleştirmeye esas toplamlarının muhasebeleştirme belgesinde ilgili hesaplara noksan veya fazla kaydedilmek suretiyle yapılan yersiz ve fazla alma, verme, ödeme ve gönderilmesiyle sınırlıdır. Teknik nitelikteki belgelerde, bu niteliğe ilişkin olarak yapılmış maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayan gerçekleştirme görevlileri sorumlu olup, muhasebe yetkililerinin bu belgelere ilişkin sorumlulukları aritmetik işlemlerdeki yanlışlıklarla sınırlıdır.

Muhasebe yetkilileri, ön ödemeler ile geri verilecek para ve para ile ifade edilen değerlere ilişkin olarak düzenlenen muhasebeleştirme belgeleri ve ekleri üzerinde de sadece yukarıda belirtilen  hususları kontrol etmekle yükümlüdürler.

-Muhasebe Yetkilisinin Nitelikleri ve Atanması
Muhasebe yetkilisi olarak atanacakların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilenler ile aşağıdaki şartları taşımaları gerekir:
a) En az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olmak,
b) Kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerinde en az dört yıl çalışmış olmak koşuluyla bu idarelerde muhasebe yetkilisi yardımcısı veya eşiti görevlerde bulunmak,
c) Muhasebe yetkilisi sertifikası almış olmak,
d) Son üç yıl içerisinde olumsuz sicil almamış olmak,
e) Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olmak,
f) Görevin gerektirdiği bilgi ve temsil yeteneğine sahip olmak.

Ancak belde ve nüfusu 25 binin altında olan ilçe belediyeleri ile mahalli idare birliklerinde  muhasebe yetkilisi görevini yürütmek üzere atanacakların yukarıdaki fıkranın (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen şartları taşımaları kaydıyla, en az lise ve dengi okul mezunu olmaları ve kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerinde en az 4 yıl çalışmış olmaları yeterlidir.

Lise ve dengi okul mezunu adayların sertifika eğitim programının konuları Bakanlık tarafından ayrıca belirlenir ve sınavları ayrı yapılır. Bu şekilde sertifika eğitim programını başarıyla tamamlayan lise ve dengi okul mezunlarına sadece belde ve nüfusu 25 binin altında olan ilçe belediyeleri ile mahalli idare birliklerinde görev yapma yetkisi veren sertifika verilir. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde muhasebe yetkilisi Maliye Bakanlığınca, diğer kamu idarelerinde üst yöneticiler tarafından atanır.
    
Muhasebe yetkilisi olacak görevliler, Maliye Bakanlığınca görevin niteliği dikkate alınarak meslekî konularda eğitime tâbi tutulur ve bu eğitimi başarıyla tamamlayanlara sertifika verilir.

-Mevcut Saymanların (Muhasebe Yetkilileri) Durumu
31/12/2005 tarihi itibarıyla kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerini birinci derecede sorumlu olarak yürütmekte olanlar, 1/1/2006 tarihinden itibaren, bulundukları kamu idarelerinin muhasebe yetkililiği görevini sertifikalı muhasebe yetkilisi atanıncaya kadar yürütürler. Ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce saymanlık hizmetleri Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen idarelerde sertifikalı muhasebe yetkilisi atanıncaya kadar muhasebe hizmetleri kamu idarelerince görevlendirilen personel tarafından yürütülür.
Maliye Bakanlığınca verilecek mesleki eğitimden geçmek ve yapılacak sınavda başarılı olmak şartıyla, 31/12/2005 tarihi itibarıyla;
a) Maliye Bakanlığı kadrolarında Bütçe Dairesi Başkanı, Muhasebe Müdürü, Gelir Saymanlık Müdürü, Malmüdürü, Saymanlık Müdürü, Vergi Dairesi Müdürü, Vergi Müdürü, Askeri Defterdar, Devlet Muhasebe Uzmanı ve Muhasebe Denetmeni olarak görev yapanlar ile daha önce en az beş yıl bu görevlerde bulunanlar,
b) Özel bütçeli idareler, mahallî idareler ve sosyal güvenlik kurumlarının muhasebe birimlerinde, birinci derecede sorumlu olarak çalışanlar ile daha önce bu görevi en az beş yıl yapmış olanlarla, bu idarelerde bütçe dairesi başkanı, gelir ve gider dairesi başkanı, muhasebe daire başkanı, gelir müdürü, bütçe müdürü ve muhasebe müdürü olanlar, anılan idarelerde,
muhasebe yetkilisi olarak, 31/12/2007 tarihine kadar atanabilirler. Ancak, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen kadrolara daha önce sınavla atanmış olanların muhasebe yetkilisi olarak atanmalarında sınav şartı aranmaz. Sınava girecek olan muhasebe yetkilisi adaylarının öğrenim durumlarına göre sınav konularını ayrıca belirlemeye, sınavlarını ayrı yapmaya ve durumlarına uygun sertifika vermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

SONUÇ

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun kabulüyle birlikte tahakkuk memuru,sayman ve ita amirinden oluşan ve sorumluluğun neredeyse sayman  ile tahakkuk memurunun  üzerinde olduğu  klasik gider süreci tarihe karışmıştır. Öngörülen yeni süreç, bütçe uygulama sürecinde ilgili kamu idarelerine yetki ve sorumluluk verme anlayışına uygun olarak  harcama sürecindeki yetki ve sorumluluğu tamamen ilgili kamu idarelerinin kendilerine bırakılmıştır. Daha önceleri bütçe uygulamasında kamu idarelerinin dışında kalan birimleri de sorumluluğa ortak eden anlayış yeni Yasayla terkedilmiştir. İlk bakışta her kamu idaresini yaptığı işlemlerden sorumlu tutulması sonucuna yol açtığı için beğeni toplayan yeni harcama süreci, idari ve mali yapımızla ne derece tutarlı ve uygun olduğu noktasında da çokça eleştiriye uğrayacak gibi gözükmektedir. Yapılan düzenlemelerle, mevcut merkeziyetçi idari ve mali yapımız bir kenara bırakılarak federal diyebileceğimiz yapılanma yönünde adım atılmaktadır.

 


 

 

   

   
© H.Bayram ÇOLAK