Kullanıcı Oyu:  / 1
En KötüEn İyi 

İHALE YETKİLİSİ HARCAMA YETKİLİSİ MİDİR?



Bilindiği üzere 1050 sayılı Kanunun yerine yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu mali yönetimimizde ciddi sayılabilecek değişiklikleri de beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda mali yapımız yeni kavramlarla tanışmıştır. Bu  kavramlardan birisi de harcama yetkilisidir. Söz konusu kavramın mali sistemimize girmesi ve uygulama alanı bulmasıyla birlikte özellikle, 4734 sayılı Kamu İhaleleri Kanunu kapsamında ihalelerin yapılmasında görevli ve yetkili olan ve kurumların üst yöneticileri tarafından yürütülen ihale yetkililiği görevinin devam edip etmeyeceği, daha açık bir ifadeyle ihale yetkilisi olarak bilinen kişilerin harcama yetkililiği görevini yürütüp yürütemeyeceği de gündemdeki yerini almıştır.

Aşağıda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında uygulamaya başlanan harcama yetkililiği görevini yürüten personelin ihale yetkilisi olup olmadığı hususuna değinilmeye çalışılacaktır.

TANIMLAR

Harcama Yetkilisi

5018 sayılı Yasa uygulamasında harcama yetkilisi, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisini, bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılamayan idareler ile harcama yetkililerin belirlenmesinde güçlük bulunan idarelerde üst yöneticiyi ya da üst yöneticinin belirleyeceği kişilerden Bakanlıkça uygun görülenleri veya ödenek gönderme belgesiyle harcama yetkisi verilen birim yöneticilerini ifade etmektedir.
    İhale Yetkilisi
4734 sayılı Kanun uygulamasında ihale yetkilisi, idarenin, ihale ve harcama yapma yetki ve sorumluluğuna sahip kişi veya kurulları ile usulüne uygun olarak yetki devri yapılmış görevlilerini ifade etmektedir.


DEĞERLENDİRME


Yukarıdaki tanımlardan da anlaşılacağı üzere ihale yetkilisi olacak kişilerin bu görevleri yerine getirebilmelerinin iki şartı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi anılan kişilerin ihale yapma yetkilerinin bulunması, diğeri de harcama yapma yetkisinin bulunmasıdır. Konu bu açıdan değerlendirildiğinde örnek olarak daha önceleri genel bütçeli idarelerde kurum üst yöneticileri olan müsteşar, müsteşar yardımcıları, mahalli idarelerde belediye başkanı veya vali veya yardımcısı tarafından yerine getirilen ihale yetkililiği görevinin 5018 sayılı Kanun sonrasında mümkün olmadığı görülecektir.Şöyle ki,
5018 sayılı Kanun harcama yapma konusunda yetkiyi analitik bütçe sınıflandırması da esas alınarak kurumsal düzeyin üç ve dördüncü düzeylerinde ödenek gönderilen birimlerin yöneticilerine vermektedir. Bu noktada, örnek olarak genel bütçeli idare olan  bakanlıklarda bu yetkinin genel müdürler veya yetki devri yaptığı yardımcıları tarafından, belediyelerde ise hizmet birimlerinin başı durumunda olana daire başkanları veya müdürler tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla 4734 sayılı Kanun uygulamasında ihale yetkilisi olarak ihale talimatlarını veren, onay belgelerini imzalayan, ihale komisyonlarını teşekkül ettiren, ihale komisyonları tarafından alınan kararları onaylayan veya iptal eden, idare adına yüklenicilerle sözleşmeleri imzalayan fakat 5018 sayılı Kanun ile üst yönetici olarak tanımlanan kişilerin harcama yetkilisi olarak harcama talimatı vermesi veya ihalelere onay vermesi, komisyon kararlarını onaylaması veya onaylamaması, idare adına sözleşmelere imza koyması artık mümkün değildir. Anılan görevlerin artık üst yöneticiye bağlı olarak çalışan ve kendilerine ödenek gönderilen birimlerin amirleri tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. İhale yetkilisi olarak bilinen kişilerin 5018 sayılı Kanun düzenlemesiyle birlikte harcama yapma yetkisi ortadan kalkmıştır.


SONUÇ


01.01.2006 tarihinde  yürürlüğe giren ve mali yapımızda ciddi değişiklikleri de beraberinde getiren 5018 sayılı Yasanın getirdiği düzenlemelerden birisi de harcama yetkilisi görevidir. Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde kurumsal sınıflandırmanın üç ve dördüncü düzeyinde ödenek gönderilen birimlerin yöneticileri tarafından yürütülen bu görevin yürütücüleri olana harcama yetkilileri,  4734 sayılı Kanun kapsamından tanımlanmış olan ihale yetkilisinin de görevlerini üstlenmiş olmaktadır. Dolayısıyla 4734 sayılı Kanun kapsamında ihale yetkilisi tarafından yerine getirilen komisyon kurma, komisyon kararlarını lehte veya aleyhte onaylama, sözleşmeleri imzalama , ihaleyi kazanan isteklinin yasaklı olup olmadığını teyit ettirme artık ihale yetkisi pozisyonunda olan kişilerden alınarak daha alt düzeydeki görevlilere bırakılmaktadır.
Kanaatimizce 5018 sayılı Kanunun getirdiği olumsuz yönlerden birisi de bütçe uygulamasında üst yönetimi tamamen devre dışı bırakmasıdır. Yapılan ihalelerden kurumların üst yönetimini (Müsteşar, müsteşar yardımcısı, vali, vali yardımcısı, belediye başkanı gibi) devre dışı bırakmak ister istemez özellikle seçimle işbaşına gelen mahalli idarelerde sıkıntıları da beraberinde getirmektedir. Seçimle görev yapan kişileri ihale sürecinin dışına çıkartmak bu anlamda doğru bir düzenleme olmamıştır. Bu noktada yapılması  gereken özellikle mahalli idarelerde harcama yetkilisi görevinin en azından üst yönetici yardımcıları uhdesinde birleştirilmesi yönünde düzenleme yapılmasını sağlamaktır.
 

Mali Kılavuz Dergisi Sayı:32
www.malikilavuz.com
 

 

   

   
© H.Bayram ÇOLAK